Diyetisyen Esma Güven
Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Diyetisyen Esma Güven, Health/Beauty, Remzi Oğuz Arık, Tunus Caddesi KABALAK APT D:87/3, 06680 Çankaya/Ankara, Ankara.
Kahvaltı uzun zamandır tartışılan bir konu. “Kahvaltı şart mı?” sorusunun net bir cevabı yok çünkü herkesin biyolojik ritmi farklı. Ancak kahvaltının nasıl yapılandırıldığı metabolizma üzerinde önemli bir faktör olabilir.
Kahvaltıyı atlamanın etkileri kişiden kişiye göre değişir:
Bazı kişilerde öğleden sonra tatlı krizlerini artırabilir
Odaklanmayı zorlaştırabilir
Açlık kontrolünü bozabilir
Gereksiz atıştırmalık isteği yaratabilir
Ama bazı kişilerde:
Aralıklı oruç rutiniyle uyum sağlar
Enerji seviyesini etkilemez
Açlık hissi çok geç ortaya çıkar
Eğer kahvaltı yapıyorsanız:
Protein (yumurta, peynir, yoğurt)
Lif (sebze, tam tahıl ekmeği)
Sağlıklı yağ (zeytinyağı, avokado) kombinasyonu metabolizma için en ideal başlangıçtır.
Aslında mesele “kahvaltı yapmalı mıyım?” değil; “vücudumun ritmine göre doğru ilk öğünü seçiyor muyum?” sorusudur.
Kaynakça: American Heart Association 2023, BMJ Intermittent Fasting Review 2024
Duygusal açlık çoğu kişinin fark etmeden yaşadığı bir durum. Bazen stres, sıkıntı, sıkılma, yalnızlık ya da öfke gibi duygular bizi yemek yemeye yönlendirir. Bu durumda aslında aç değilsiniz; beyniniz rahatlama arıyordur.
Duygusal açlığın işaretleri:
Aniden ortaya çıkar
Daha çok tatlı, hamur işi veya atıştırmalık istersiniz
Fiziksel açlık belirtileri (mide guruldaması) yoktur
Ne yerseniz yiyin doygunluk hissi zor gelir
Yemek sonrası pişmanlık veya suçluluk olabilir
Fiziksel açlığın özellikleri:
Yavaş yavaş artar
Her tür yemekle doyarsınız
Yedikten sonra rahatlama ve tatmin hissi gelir
Beden sinyallerine dayanır
Duygusal açlıkla başa çıkmak için:
10 dakika bekleyip duygunuzu fark edin
Su için, yürüyüş yapın, not alın
Açlık günlüğü tutabilirsiniz
Duygunuzu yemekle değil başka bir şeyle karşılamayı deneyin
Yemek, duygu düzenleme aracı değildir; vücudu beslemek içindir.
Kaynakça: American Psychological Association 2024, Journal of Eating Disorders 2023
15/05/2026
Bitki çayı içmek hem keyifli hem de şifalı bir ritüel olabilir. Ama çoğu kişi şifayı doğru hazırlamadığı için tam olarak alamaz. Bitki çaylarında “demlemek” ve “kaynatmak” arasında büyük fark vardır.
Demlenmesi gereken bitkiler (uçucu yağ içerir):
Ihlamur
Adaçayı
Melisa
Papatya
Yeşil çay
Bu bitkiler kaynatıldığında içerdikleri faydalı yağlar uçup gider. Bu yüzden sıcak su üzerine dökülüp 5–10 dakika demlenmelidir.
Kaynatılması gereken bitkiler (sert yapıdadır):
Kuşburnu
Tarçın kabuğu
Zencefil
Karanfil
Bu bitkelerin etkin maddelerinin açığa çıkması için bir süre kaynaması gerekir.
Ek olarak:
Aynı anda çok fazla bitki karıştırmayın
Metal yerine cam veya porselen tercih edin
Çayı uzun süre bekletmek tadı acılaştırabilir
Doğru hazırlama, bitkinin etkisini en az iki kat artırabilir.
Kaynakça: EMA Herbal Monographs 2024, WHO Traditional Medicine Guidelines 2023
11/05/2026
Motivasyon aslında sadece psikolojik bir konu değil; yedikleriniz beyninizi ve hormonlarınızı doğrudan etkiliyor. Bir sabah enerjik uyanıp öğleden sonra motivasyon düşüşü yaşıyorsanız sebep tabağınızdaki seçimler olabilir.
Motivasyonu düşüren besinler:
Basit şekerler (çikolata, şekerleme, tatlılar)
Çok işlenmiş hazır atıştırmalıklar
Beyaz undan yapılan hamur işleri
Kan şekerini hızla yükselten içecekler
Bu yiyecekler kan şekerini oynatarak “ani enerji → ani çöküş” döngüsüne sokar.
Motivasyonu artıran besinler:
Omega-3 zengini balıklar
B vitamin kaynakları (yumurta, tam tahıllar)
Magnezyum içeren badem, kaju, kakao
Yeterli protein
Yeşil yapraklı sebzeler
Ayrıca şunlara da dikkat edilebilir:
Öğün atlamak enerji düşüşü yaratabilir
Günde yeterli su içmek zihinsel performansı artırır
Fazla kafein ters etki yapabilir
Kısacası, motivasyon sadece "mental güç" değil; tabağınızın renginde saklıdır.
Kaynakça: Journal of Nutrition & Behavior 2023, Harvard Medical School 2024
08/05/2026
Şişkinlik sadece fizyolojik bir sorun değil, gün içi motivasyonu bile etkileyen bir durum. “Ne yesem şişiyorum” hissi, çoğu zaman sindirim sisteminin hassasiyeti ve yanlış yemek kombinasyonlarıyla ilişkilidir.
Şişkinliği artıran yaygın besinler:
Gaz yapan sebzeler (lahana, brokoli, karnabahar)
Mercimek, nohut gibi gaz oluşturabilen baklagiller
Gazlı içecekler
Kızartmalar ve ağır yağlı yemekler
Yapay tatlandırıcı içeren sakız ve içecekler
Şişkinliği azaltmaya yardımcı olanlar:
Probiyotik kaynakları: yoğurt, kefir, fermente ürünler
Bitkisel rahatlatıcılar: zencefil, rezene, papatya
Posa dengesi yüksek ama mideyi yormayan sebzeler
Yavaş ve iyi çiğnenmiş, küçük porsiyonlar
Ek olarak dikkat edilebilecek noktalar:
Öğün sırasında çok su içmek şişkinliği artırabilir
Çok hızlı yemek yemek hava yutulmasına neden olur
Farklı gaz yapan yiyecekleri aynı öğünde tüketmek rahatsızlığı artırır
Sindiriminiz rahatladığında hem enerjiniz hem de ruh hâliniz değişir.
Kaynakça: IFFGD 2024, Mayo Clinic Digestive Health 2023
04/05/2026
Kan şekeri gün boyunca enerjinizin ne kadar stabil olacağını belirleyen temel unsurlardan biri. Eğer sık sık halsizlik, tatlı krizleri, sinirlilik veya odaklanma güçlüğü yaşıyorsanız kan şekeri dalgalanmaları yaşıyor olabilirsiniz. Bu dalgalanmaların en büyük tetikleyicisi ise yanlış besin seçimi.
Kan şekerini hızlı yükselten ve hemen düşüren bazı yiyecekler var. Bunlardan uzak durmak hem gün içi enerjinizi hem de uzun vadede metabolizma sağlığınızı korur. Özellikle şu gıdalar risklidir:
Beyaz undan yapılan ekmek, poğaça, simit, pizza
Şekerli tatlılar, çikolata, pastalar
Paketli cips, kraker, gofret gibi işlenmiş atıştırmalıklar
Gazlı içecekler, meyve aromalı şekerli içecekler
Çok yüksek fruktoz içeren hazır sos ve tatlandırıcılar
Bunun yerine tercih edilebilecekler:
Tam tahıllar (yulaf, karabuğday, tam buğday ekmeği)
Lifli sebzeler
Sağlıklı yağlar (zeytinyağı, avokado)
Protein kaynakları (yumurta, yoğurt, baklagiller)
Unutmayın; ne kadar stabil kan şekeri, o kadar stabil enerji ve ruh hâli demektir.
Kaynakça: American Diabetes Association 2024, Harvard T.H. Chan Nutrition Source 2024
̧ekeri
Duygusal açlık, fizyolojik açlıktan farklı olarak nörohormonların değil, duyguların tetiklediği bir beslenme isteğidir. Beyin stres, yalnızlık, baskı veya yorgunluk yaşadığında dopamin ve serotonin talebi artar; kişi buna besinle yanıt vermeyi öğrenmiş olabilir.
Duygusal açlığı nasıl anlarsınız?
• Açlık aniden gelir ve ertelenemez.
• Genellikle belirli gıdalara (tatlı, hamur işi, çikolata) yönelme vardır.
• Fiziksel tokluk hissedilse bile yeme davranışı devam eder.
• Yemek sonrası rahatlama olur fakat kısa sürer.
• Kişi çoğu zaman suçluluk hisseder.
• Yeme davranışı stres, can sıkıntısı veya yalnızlık dönemlerinde artar.
Beyin bu süreçte dopaminle geçici bir “duygusal tampon” oluşturur.
Bu nedenle duygu regülasyonu güçleştiğinde yeme isteği artabilir.
Kaynakça:
• Appetite Journal – Emotional Eating Mechanisms
• American Psychological Association – Stress & Eating Behavior
• National Institutes of Health – Reward System & Food
01/04/2026
Gece gelen açlık, biyolojik ritmin ve duygusal düzenleme mekanizmasının ortak etkisiyle ortaya çıkar. Aslında vücut saat 22.00’dan sonra sindirime değil, onarıma hazırlanır; bu nedenle gece iştahı çoğunlukla fizyolojik değil davranışsaldır.
Gece açlığı neden olur?
• Melatonin artarken serotonin düşer; bu da karbonhidrat isteğini artırabilir.
• Gün boyu düzensiz beslenme glikoz dalgalanmasına yol açar.
• Kortizol akşam uzun süre yüksek kaldığında “yinelenen açlık” oluşur.
• Uykusuzluk ghrelin seviyesini %15–30 arasında artırabilir.
• Akşam yemeği yetersiz olduğunda gece insülin düşüşü açlık tetikler.
Gece yemek yeme isteği çoğu zaman metabolik değil;
duygusal düzenleme ihtiyacının bir yansımasıdır.
Kaynakça:
• International Journal of Obesity – Night Eating Syndrome
• Sleep Medicine Reviews – Hormones & Night Hunger
• Harvard Medical School – Circadian Rhythm & Appetite
25/03/2026
Sık acıkmak çoğu zaman sadece mideyle ilgili değildir; hormonal, nörolojik ve beslenme düzeniyle ilişkili olabilir. Sürekli açlık hissi, vücudun bir dengesizlik yaşadığını haber veren erken bir işarettir.
Sürekli acıkmanın altında yatan sebepler şunlar olabilir;
• Kan şekeri dengesizliği (hızlı yükselip hızlı düşme)
• Yetersiz protein veya lif tüketimi
• Uykusuzluğun ghrelin artırıp leptini azaltması
• Kronik stresin kortizolü yükseltmesi
• İnsülin direnci başlangıcı
• Hızlı sindirilen karbonhidratların fazla tüketilmesi
• Tiroid bozuklukları gibi hormonal nedenler
Açlık hissi çoğu zaman besin açlığı değil;
uyku, stres, kan şekeri veya hormon açlığıdır.
Kaynakça:
• Mayo Clinic – Causes of Increased Hunger
• Sleep Foundation – Ghrelin & Leptin Research
• Endocrine Society – Insulin Resistance Mechanisms
16/02/2026
Gebelikte doğru beslenme, hem annenin sağlığını korur hem de bebeğin ideal şekilde büyümesini destekler. Bu dönem, vücudun ihtiyaçlarının arttığı özel bir süreçtir ve dengeli beslenme büyük önem taşır.
🔹 Gebelikte dikkat edilmesi gereken temel noktalar
• Düzenli, dengeli ve öğün atlamadan beslenme
• Yeterli protein alımı (yumurta, balık, tavuk, bakliyat)
• Folik asit, demir, kalsiyum ve omega‑3 yönünden zengin bir diyet
• Günlük su tüketiminin artırılması
• Aşırı şekerli ve paketli gıdalardan uzak durmak
• Taze sebze‑meyve tüketimine önem vermek
🔹 Kaçınılması gerekenler
• Çiğ et ve çiğ balık
• Pastörize edilmemiş süt ürünleri
• Çok fazla cıva içeren balıklar
• Aşırı kafein (günde 1 fincan kahve sınırı önerilir)
💠 Gebelikte alınan besinler yalnızca anneyi değil, bebeğin organ gelişimini, bağışıklığını ve doğum ağırlığını doğrudan etkiler.
Dengeli beslenen, düzenli su tüketen, kontrollü kilo alan anne adayları hem kendilerini daha iyi hisseder hem de daha sağlıklı bir gebelik süreci yaşar.
Institute of Medicine (IOM) / ACOG Nutrition Committee.
Nutrition During Pregnancy: ACOG Clinical Guidelines.
Obstetrics & Gynecology, 2022.
Click here to claim your Sponsored Listing.
Category
Contact the business
Telephone
Website
Address
Remzi Oğuz Arık, Tunus Caddesi KABALAK APT D:87/3, 06680 Çankaya/Ankara
Ankara
06450
